İçimdeki Pusulalar

Hayatta ne kadarız? İnsanların bizi anladığı kadar mı, bizi sevdiği kadar mı? Ya da kendimizi sevdiğimiz kadar mı?

Geçmişte benim için en önemli şey anlaşılmaktı. Bu blogu 2021 yılında açtım ve o zamanki yazılarımı okuduğumda, anlaşılma kaygısıyla çok fazla açıklama yaptığımı fark ediyorum. Sanki her cümlenin yanlış anlaşılmasını engellemeye çalışır gibiydim.

O zamanlar davam buydu: anlaşılmak.

Şu an ise bir davam yok. Sadece kendimi ifade etmek, yolculuğumu ve fikirlerimi paylaşmak hoşuma gidiyor.

Sanırım büyümek, anlaşılmak uğruna verilen çabanın azalması. Bunun inanılmaz özgürleştirici bir tarafı var. İnsanız; paylaşmaya, anlaşılmaya ihtiyaç duyuyoruz tabii ama hayat bundan çok daha fazlası.

Çünkü bir noktadan sonra şunu fark ediyor insan: insanların yorumları kendi tecrübeleriyle doğru orantılı. Bazen biriyle bir konuda konuşurken, aslında karşımızdakinin kendi hayat penceresinden yorum yaptığını fark ediyoruz.

“İnsan başka nasıl yorumlayabilir ki?” diyebilirsiniz belki. Bu da haksız bir soru sayılmaz. Ama büyümek biraz da başka pencerelerin varlığını kabul etmek değil midir?

Tecrübe denilen şey her zaman bizim için doğru bir pusula olmayabilir. O yüzden anlaşılmak için çaba vermek çoğu zaman yorucu. Çünkü herkes kendi elindeki pusulayı en doğru yön sanıyor. Bu yüzden “bakın benim elimde de böyle bir pusula var” demek, her zaman karşılık bulmayabiliyor.

O yüzdendir ki; büyüme sancısına anlaşılmamayı kabul etmek de dahil.

Ama şöyle de bir güzellik var ki, yürüdüğünüz yolda, kendinizi hiç anlatmadan da sizi anlayan insanlarla karşılaşabiliyorsunuz. İşte bunun keyfi bambaşka.

Hayatta ne kadarız biliyor musunuz? Olmak istediğimiz kadarız. Uğruna mücadele ettiğimiz şeyler kadarız. Bazen vazgeçebildiğimiz kadarız. Gerektiğinde elimizdeki pusulaları değiştirme cesareti gösterebildiğimiz kadarız.

Büyümek hem sancılı hem de özgürleştirici bir yolculuk. Özgürleştiren şey ise: zorlayıcı dış etkenlere rağmen kendimizi var etmeyi öğrenmek.

Ben kendi yolculuğumun beni çok daha fazla özgür hissettiren kısmındayım. Elimde bir sürü pusula var ama artık biliyorum; hangisini takip edeceğime, hangi yöne gideceğime her zaman ben karar verebilirim.

Evet, bugün konumuz buydu. Yorum yapmak isterseniz, fikirlerinizi okumayı çok isterim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yorumlar

  1. Cesaret , özgüven dürüst oldugun sürüce dağ olsa duramaz

    YanıtlaSil
  2. Benim pusulam da bana ne istediğimi değil ama ne istemediğimi bildiğini söylüyor. O yüzden yönünü bazen değiştiriyorum. Bu bazen çok yoğun duygular hissettiğim yerlerde beni zorluyor ama verdiğimiz karar ne kadar canımızı yaksa da gelecekte bizim için doğru olan olabiliyor...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Yılın Ardından

İç Sıkıntısının Misafirliği

Sessiz Cesaret