Sessiz Cesaret
Bu aralar içim kıpır kıpır çünkü ilk defa kendime durma hakkı tanıdım. Yıllardır çok fazla çabalıyorum: iş hayatında yer edinmek için, mutlu olacağım bir işte çalışmak için. Ben pandemide mezun olan o şanssız nesildenim. Şanssızlık diyorum çünkü mezun olduktan sonra bir kariyer yolu çizmek çok zor oldu.
Aslında öğrencilik yıllarımdan itibaren çalışmaya başlamıştım. Ama öğrenciyken çalıştığınız işten tek beklentiniz para kazanmak, belki biraz da deneyim edinmek oluyor. Mezun olduktan sonra ise işin rengi değişiyor. İşin sadece para kazandırması yeterli olmuyor; orada geçirdiğiniz vaktin değerini, çalıştığınız insanların kalitesini ve yaptığınız işin anlamını sorgulamaya başlıyorsunuz.
Ben mezun olduğumdan beri kendimi ait hissettiğim, güçlü özelliklerimi tam anlamıyla kullanabildiğim ve bana gerçekten hitap eden bir işte çalışamadım. Hasbelkader bir yerden başladım, kervanı yolda düzdüm ama o yol hiçbir zaman tam olarak bana doğru gibi hissettirmedi.
Zor ortamlarda, zor insanlarla mücadele ettim. Aslında iş hayatı biraz da bu zaten. Var gücümle tutunmaya ve uyum sağlamaya çalıştım. Peki bunların sonunda ne oldu biliyor musunuz? Derinlerde hissettiğim ve bir türlü geçmeyen “Bence ben başka bir yol çizmeliyim” hissi zamanla daha da ağırlaştı. Taşıyamayacağım bir hale geldi ve sonunda tükendim.
Elbette yaptığım işlerin bana hitap eden tarafları da oldu. Ama hitap etmeyen tarafları çok daha fazlaydı. Bu sorgulamayı anlamayan insanlarla konuştuğum dönemler de oldu. Çünkü bazı insanlara göre iş sadece para kazanmak içindir; çok da sorgulamaya gerek yoktur. Ama ben öyle bir ruh değilim. Hayatımı ait hissettiğim bir işte geçirmek istiyorum. Çünkü benim ruhum ancak o zaman nefes alabiliyor.
İçimin neden kıpır kıpır olduğuna gelirsek… Yorgun bir ruh olarak, sessiz bir cesaretle yönümü yeniden belirlemeye karar verdim. İlk etapta meslek olarak olmasa bile bir şeyler denemeye, ruhuma iyi gelecek şeylere yatırım yapmaya niyet ettim. Çünkü bunu hak ediyorum. Biraz durmayı, nefes almayı hak ediyorum. Toplumun dayatmalarını ve içimde hiç susmayan o kaygıyı arka koltuğa alıp direksiyonun başına geçmeyi hak ediyorum.
Anlamlı bir hayat yaşamak istiyorum. Geriye anlamlı bir şeyler bırakmak istiyorum. Kendimi ait hissettiğim bir yol çizebilecek miyim, beni bekleyen güzel deneyimler var mı bilmiyorum.
Şu an sadece ruhumun ışıltısının aydınlattığı bir yola çıkmak ve yeniden başlamak istiyorum.

Bence herkes için bekleyen güzel deneyimler var..♥️ Yazıyı okumadan yorumlara bakan arkadaşlara tavsiyem Evgeny Grinko’dan “Melting” parçası eşliğinde bu yazıyı okusunlar.. Yazarın bahsettiği o güzel ezgiyi bu parçayla bulabilirler belki 🌸♥️ çok güzel bir yazı olmuş.. Satırlarda kendimden bir şeyler buldum.. Devamı gelsin lütfen 🙏🏻🌸
YanıtlaSilÇok teşekkür ederiim bu güzel yorum için 🙏🧡 Satırlarda kendinizden bir şeyler bulmanız beni çok mutlu etti 🌸🥰 "Melting" parçasını çok sevdiğimi de ayrıca belirtmek isterimm ☺️
Sil