Kronik Yorgunluk
Yorgun bir ruh nasıl dinlenir? Nasıl enerjisini geri kazanır? Belki bir süre sistemini dış etkenlere kapatarak. Belki kendine daha şefkatli yaklaşarak. Belki sadece kendine biraz durma hakkı tanıyarak.
Çevremizdeki insanlar bazen neden bu kadar yorgun hissettiğimizi anlamayabilir. Ama bana kalırsa asıl mesele, bizim bu yorgunluk hakkında ne düşündüğümüz. Çünkü insan sessizce gelir bu noktaya. Sonra da “Neden bu kadar yorgunum? Neden içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor?” sorgulamaları içinde bulur kendini. Tabii bu sorgulamalara ek olarak hayatı kaçırma korkusu ve fırsatları değerlendirememe kaygısı oluşur.
Kronik yorgunluk, bedenimizin “Sistemimde çok fazla yük var” deme şeklidir aslında. Ve aynı zamanda basit bir dinlenme ile geçmeyen, daha farklı bir öz bakım ihtiyacının çağrısıdır. İlk etapta biraz öz şefkat, biraz durma hakkı ve bir süre için enerjimizi minimumda kullanmayı kabullenerek “Şu an için bu kadarını yapabiliyorum” diyebilmek gerekir.
Çünkü kronik yorgunluk yaşayanlar bilir ki en basit şey bile dünyanın en zor görevi gibi hissedilebilir. O yüzden hayatı bir süre kendimizi enerji tasarrufuna alarak yaşamak ve yapabildiğimiz şeyler konusunda kendimizi takdir etmek, ihtiyacımız olan dinlenmeyi sağlayabilir.
Bazen kahvaltı edebildiğimiz, bazen de telefonu 10 dakika bile olsa daha az kullandığımız için kendimizi takdir edebiliriz. Küçük ama etkili yöntemlerle canlılığımızı tekrar kazanabiliriz. Bu yöntemlerin tarafımdan test edilip onaylandığını belirtmek isterim.
Çünkü ben kronik bir yorgunum. Aslına bakarsanız bu durum son zamanlarda değişmeye başladı. Kendimi daha canlı hissediyorum. Hayata karışmak ruhumu yormak yerine tazeliyor. Bu süreçten şunu öğrendim ki: Şefkatin çözemeyeceği çok az şey var. İnsanlara gösterdiğimiz şefkati kendimizden esirgemezsek, hayatta güzel bir ezgiyle dans edebiliriz.

Yorumlar
Yorum Gönder