İhtimaller Dünyası

Hepimiz daha iyinin peşindeyiz. İnsanlar ikiye ayrılmış sanki. Bir tarafta “ya daha iyisi olmazsa?” korkusu ile elindekilere sıkı sıkıya tutunmaya çalışanlar, bir tarafta da “ya daha iyisi olursa?” diye bir türlü elindekilerle yetinemeyenler. Yine dengeyi bıraktık bir yerlerde. Belki de bu kadar mutsuz, bu kadar tatminsiz olmamızın nedeni hayatın normal sandığımız ama aslında normal olmayan bir yerinde durmamızdır. Bu duruma “anormal” diyorum çünkü bana göre aşırılığın tanımı bu. Denge istiyorum. Çünkü ben de bu iki farklı uçta yer alıyorum zaman zaman.

Tabi ki daha iyisini aramakta problem yok fakat daha iyinin peşinden koşarken bazen hayatımızda ki güzellikleri kaçırabiliyoruz ya da “daha iyisi olmaz” korkusu ile içerisinde yer almaktan mutlu olmadığımız bir tabloya hapsediyoruz kendimizi.

Daha iyisini arıyoruz çünkü bir yerlerde bizi bekleyen şu ankinden çok daha iyi şeyler olabilir. Fakat hiç fark ettik mi bilmiyorum, daha iyisini arama yolculuğunun bir sonu yok. Kesin olarak hiçbir zaman “daha iyisi oldu” diyemeyeceğiz. Hayat sınırsız ihtimal ile dolu. Sonu bulunmayan ihtimaller dünyasında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil.  Daha iyisini aramayalım demiyorum, daha iyisini arama yolculuğunda kendimizi kaybetmeyelim diyorum ya da “daha iyisi olmaz” diye bizi mutsuz eden bir hayatı kabullenmeyelim diyorum. Gerektiğinde daha iyisini arayalım, gerektiğinde bu aramaya bir son verip hayatımızda ki güzelliklerin tadını çıkaralım.

Velhasıl kelam yine dengenin hayatımızda ki önemini hatırlamak ve size de hatırlatmak istedim. Çünkü bana kalırsa her şeyin temelinde “denge” var. Arada bir denge bozulur tabi. O önemli değil. Fakat hayatımızın zemini dengeden uzaksa, bir durup sorgulamak gerekiyor bana kalırsa. O zaman hepimize dengeli günler diliyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Yılın Ardından

İç Sıkıntısının Misafirliği

İçimdeki Pusulalar