Cevapsız Sorular


Cevabını hiç bulamadığınız sorularınız oldu mu? Benim oldu. Bazı şeylerin bir cevabı yok ya da belki de bir cevabı var ama o cevabın cevap olduğunu kabul etmek zor. Bilemiyorum Altan bilemiyorum modu geliyor bu noktadan sonra. Çünkü gerçekten bilemiyorum Altan, ne yaparsam yapayım bilemiyorum. Eviriyorum, çeviriyorum, aklıma gelen her ihtimali değerlendirip bir cevap bulmaya çalışıyorum ama yine de olmuyor. Eminim şu an merak ettiniz bu kız neyin cevabını bu kadar merak ediyor diye, o da bana kalsın. 

Hepinizin en az bir kere de olsa delicesine merak ettiği cevaplar olmuştur diye tahmin ediyorum. Eğer olmadıysa şanlısınız diyebiliriz çünkü bu cevap bulamamışlık hayatınızda bir kısmın hep karanlık kalmasına neden oluyor. Yıllar geçtikten sonra bile geriye dönüp baktığımda o kısmı karanlık göreceğim biliyorum ya da öyle zannediyorum. Belki de bazı şeylerin bir cevabı olmadığını kabul etmeliyim ya da istediğim gibi bir cevabı olmadığını. Dışarıdan anlamlı görünen ama içeriden anlam kelimesi ile uzaktan yakından alakası olmayan şeylerin var olabileceğini kabul etmeliyim belki de. Neden bunu ben kabul etmeliyim bilmiyorum. Dışarıdan anlamlı görünen bir şeyi anlamlı zannetmek benim suçum mu? Geriye kalan cevapsız sorularla mücadele etmek durumunda kalmayı ben mi seçtim? Az biraz da atarlandığıma göre devam edeyim. Velhasıl kelam cevapsız sorulara sitemliyim dostlar, daha doğrusu beni bu cevapsız sorularla baş başa bırakanlara sitemliyim. Bu sitem ne zaman son bulur bilmiyorum, en kısa zamanda son bulmasını temenni ediyorum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Yılın Ardından

İç Sıkıntısının Misafirliği

Sessiz Cesaret